Bir rahibin sözüydü galiba: “Düşmanını iyi tanı, giderek ona benzeyeceksin.”
AKP, bu milletten tek bir sözü vererek oy aldı aslında. Farklı şekillerde söylemiş olabilir ama özü aynı: Derin devlet ile hesaplaşmak. Liberal demokrat insanlar da bu nedenle destekledi AKP’yi.
Fakat zaman içinde “Ankara’nın dehlizleri” sanki iktidarı sürdürmenin bir koşulu olmaya başladı. Uludere’de insanların bombalanması ve Hrant davasında örgüt izinin bulunamaması karşısında, olanı biteni seyreden ve sadece vaad eden bir siyasi tavır, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne verilen savunma, Hrant cinayetinde adı geçen emniyet görevlilerinin neredeyse ödüllendirilmeleri şunu düşündürdü:
AKP derin devletleşiyor mu?
Sonuçta siyasi söylemler iktidara ulaşmak için bir araçtır ve zamanla işlevsizleşir. Sürdürülebilir bir iktidar için tarihsel olarak kanıtlanmış yöntemlere ihtiyaç eninde sonunda kendini gösterir. Tüm iktidarların çıkmazıdır bu.
Not: 20.02.2012: Son MIT olayı ve alelacele çıkarılan yasa değişikliği tam da yukarıda yazdıklarımı doğruladı.
